öLüm Ve ÖteSi

HAYAT YOLCULUĞU ÖLÜMLE BİRLİKTE BİTER VE İNSANOĞLU KENDİSİNİ EBEDÎ AHİRET ÜLKELERİNE GÖTÜRECEK OLAN YEPYENİ BİR YOLCULUĞA ÇIKAR.

 

İŞTE BU YOLCULUK SIRASINDA MÜ’MİN OLSUN, KÂFİR OLSUN HERKESİN KARŞILAŞIP YAŞAYACAĞI BİR DİZİ HADİSE VARDIR.

 

HADİS VE ÂYETLERİN BİLDİRMESİYLE BİLEBİLECEĞİMİZ BU HADİSELER HAKKINDA BİLGİ EDİNMEK, AHİRET HAYATIMIZ İÇİN KENDİMİZİ NASIL HAZIRLAMAMIZ GEREKTİĞİ KONUSUNDA BİZE YARDIMCI OLACAKTIR.

 

 

 

ÖLÜM ÂNI

 

 

Bir kimsenin ölüm ânı, onun ölümden sonraki hayatı hakkında fikir verir. Çünkü Allah’a inanan kimseyle inanmayanın ölüm sırasındaki hali birbirinden çok farklıdır.

 

Mü’minler ölürken yanlarına melekler gelir

 

“Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen Cennetle sevinin” diye onlara müjde verir.

 

Allah’ın kendisinden hoşnut olacağını ve kendisini bağışlayacağını duyan mü’min son derece mutlu olur. Bir an önce Allah’a kavuşmayı, Allah da ona kavuşmayı ister.

 

Ölmek üzere olan inançsız kimseye de işkence göreceği hatırlatılır. O da ölümden nefret eder ve Allah’a kavuşmayı istemez; esasen Allah da ona kavuşmayı istemez.

 

Melekler inançsız kimsenin yüzüne ve arkasına vurarak “Tadın bakalım yakıcı azabı” diye canını alırlar. İnançsız olarak ölenlerin pis kokusu gök ehlini rahatsız edecek kadar berbattır.

 

 

KABİR HAYATI

 

 

İnsan ölüp de kabre konduğu andan, kıyametin kopmasına kadar geçen zamana ‘kabir hayatı’ denir.

 

Kabir hayatının bir adım öncesi dünya, bir adım sonrası âhiret hayatıdır. Kabir hayatı, dünya ile âhiret arasında bir engel oluşturduğu için ona ‘berzah hayatı’ da denir.

 

Bir bakıma kabir, âhiret hayatının çeşitli duraklarının ilkidir.

 

Kabirdeki imtihanı kolayca veren, ondan sonraki menzilleri daha kolay geçer. Bu ilk imtihanı veremeyen kimsenin kabir hayatı son derece korkunçtur.

 

 

KABİRDEKİ SORGU

 

 

Kabre konan her insan, Münker ve Nekir melekleri tarafından hesaba çekilir. Bu sorgulama şöyle olur

 

Defin işi bitip de eş, dost ve aile fertleri mezardan birer birer ayrılırken, kabirde yalnız başına kalan kimse onların ayak seslerini işitir.

 

O sırada biri Münker, diğeri Nekir diye anılan siyah tenli, mavi gözlü iki melek gelir; ölen kimseyi oturtur, Müslüman olup olmadığını anlamak için “Rabbin kim Hangi dindensin” diye sorarlar. Müslüman ise “Rabbim Allah; dinim İslâm” diye cevap verir.

 

Bir de Resûl-i Ekrem hakkında ne düşündüğünü öğrenmek isterler.

 

Mü’min, ölmeden önce de dilinden düşürmediği gibi, kelime-i şehâdet getirerek onun Allah’ın kulu ve Resûlü olduğunu söyler.

 

Melekler ona “Biz senin bunu söylediğini daha önce de biliyorduk” derler. Sonra kabri genişletilir ve pırıl pırıl aydınlatılır.

 

Ona Cehennemdeki yeri gösterilir “Bak, senin yerin burasıydı. Allah Teâlâ burayı Cennette yüce bir makamla değiştirdi. O seni şu güzel yerinden kaldırıp yeniden diriltene kadar, burada gelin güvey uykusu gibi rahat uyu!” derler.

 

O Müslümanın kabrinden Cennete bir yol açılır. Cennetin burcu burcu kokularını duymaya başlar. Ona Cennet elbiseleri giydirilir. Gözünün gördüğü yere kadar kabri genişletilir.

 

O da yeniden diriltileceği kıyamet gününe kadar Cenâb-ı Mevlâ’nın kendisine sunacağı nimetler içinde ve sabah akşam Cennetteki yerini seyrederek rahat ve huzur içinde yaşar.

 

Kâfir veya Allah’a inanmış görünen kimse (münafık) ise, meleklerin sorularına cevap veremez.

 

Melekler ona, kendisinin durumunu daha önce de bildiklerini söyleyerek başına şiddetli bir şekilde vururlar. Onun feryadını insan ve cin dışındaki diğer varlıklar duyar.

 

Kabri daraltılır, kabrinden Cehenneme bir kapı açılır, Cehennemin alevlerini duymaya başlar. Sabah akşam Cehennemdeki yerine bakarak acılar içinde kıvranır.

 

 

KABİR AZABI

 

 

Peygamber Efendimiz dualarında kabir azabından Allah’a sığındı; Müslümanların da sığınmasını tavsiye etti ve bu konuda şöyle buyurdu

 

Kabirlerinizde Deccâl fitnesine yakın bir imtihandan geçeceğinizi Allah bana bildirdi.

 

Ben hayatımda kabirden daha korkunç bir manzara görmedim.

 

Birbirinizi gömmeyi bırakmayacağınızı bilsem, kabir azabından bir miktar size de duyurması için Allah’a dua ederdim.

 

 

ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLME

 

 

Birgün kıyamet kopup dünya hayatı son bulacaktır.

 

Sadece Allah Teâlâ’nın bileceği bir süre geçtikten sonra, sûr’a ikinci defa üflenecektir.

 

O zaman gökten hayat veren bir su indirilecek, herkes âdetâ bitkiler gibi yeniden canlanacak, kemikleri bile çürümüş olan insanlar, Allah’ın izniyle hiç çürümeyecek olan kuyruk sokumundaki hardal tanesi kadar küçücük bir parçadan (acbü’z-zenebden) yeniden canlanacak, kabirlerinde dirilip kalkacaklardır.

 

O zaman insanlar dünyada bir gün veya daha az bir zaman kaldıklarını sanacak, Allah’a hamdederek mahşere doğru koşarcasına gideceklerdir.

 

Ne yazık ki, kendi yaratılışını unutanlar, “Çürümüş kemikleri kim diriltecek” diye hayretle sorarlar, öldükten sonra yeniden hayat bulacaklarına bir türlü inanmazlar. İşte onlar, ilk önce yaratanın yeniden dirilttiğini göreceklerdir.

 

 

MAHŞER

 

 

Allah Teâlâ, mahşer gününden söz ederken; “büyük gün,” “bütün insanların, âlemlerin Rabbi huzuruna çıkacağı gün” ifadelerini kullanmaktadır.

 

O gün, sûr sesini duyanların gözü dehşetle açılacak; o kimseler dört yana dağılmış çekirgeler gibi kabirlerinden fırlayacaklar ve kendilerini çağırana doğru koşacaklar.

 

İlk insandan son insana kadar herkes bir araya gelecek; o gün yer başka bir şekle büründüğü, dağlar toz gibi savrulduğu, bir çukur, bir tümsek bulunmadığı için; dümdüz, bembeyaz, hiç kimsenin tanıdık bir işarete rastlamadığı bir yerde bütün insanlar toplanacak.

 

İnsanlar mahşer yerinde, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna,

 

- yalınayak,

 

- çıplak,

 

- ve sünnetsiz olarak çıkacaklar. Kapıldıkları dehşet, korku ve şaşkınlık yüzünden birbirlerine dönüp bakamayacaklar.

 

O dehşetli zamanda güneş insanları yakıp kavuracak, herkes günahı ölçüsünde tere batacak; kimi topuklarına, kimi dizlerine kadar, kimi beline, köprücük kemiklerine kadar, kimi de ağzına ve kulaklarına kadar tere gömülecektir.

 

Hiçbir gölgenin bulunmadığı o dehşetli günde, Allah Teâlâ bazı kimselere özel ikrâmda bulunacak; onları Arş’ının gölgesinde dinlendirecektir.

 

Bu bahtiyar insanlar

 

- âdil devlet başkanları,

 

- temiz bir hayat içinde Rabbine kulluk ederek büyüyen gençler,

 

- kalbi mescidlere bağlı Müslümanlar,

 

- birbirlerini Allah için seven; buluşmaları da, ayrılmaları da Allah için olan insanlar,

 

- güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit adamlar,

 

- sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka verenler,

 

- tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı dökenler olacaktır.

 

 

AMEL DEFTERİ

 

 

Mahşer gününde herkesin önüne, dünyada iken yaptığı bütün iyilik ve kötülükleri gösteren kitapları (amel defterleri) açılacak. Herkese

 

“Oku kitabını! Bugün kendini sorgulayacak durumdasın” denecek.

 

İyilik yapmış olanın amel defteri sağ eline verilecek. O kimse, büyük bir sevinç içinde etrafındakilere “Bakınız şu kitabıma, alınız okuyunuz” diyecek. Onun hesabı kolay görülecek ve Cennetin yüksek yerinde, elini atınca koparacağı meyvelerin arasında, yiyip içerek mutlu bir hayat sürecek.

 

Defteri sol eline verilenler ise “Amanın, bu nasıl deftermiş! Yaptığım herşeyi küçük büyük demeden sayıp dökmüş. Keşke bana defterim verilmeseydi de hesabımı öğrenmeseydim. Keşke ölümle birlikte herşey bitmiş olsaydı” diye yanıp tutuşacak.

 

 

HESAP

 

 

Daha sonra insanlar, dünyada yaptıklarından dolayı Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda hesaba çekilecektir.

 

Ağızlar mühürlenip kapatıldığı için konuşamayacak, onun yerine eller ve ayaklar neler yaptığını bir bir anlatacak, kulaklar, gözler, deriler dile gelip herşeyi haber verecektir.

 

Elbette iman edip iyi işler yapan, Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından sakınan biriyle, böyle olmayanlar hesaplaşmada bir tutulmayacaktır.

 

Peygamber Efendimizin anlattığına göre bu şöyle olacaktır

 

Allah Teâlâ her bir insanla tercümansız konuşacaktır. O zaman insan sağ tarafına bakacak, âhirete gönderdiği iyilikleri görecek. Soluna bakacak, vaktiyle yaptığı kötü işleri görecek. Önüne bakacak, önünde sadece Cehennemi görecektir.

 

Cenâb-ı Mevlâ, kendilerinden memnun olduğu kullarının amel defterine şöyle bir bakmakla yetinecek, onları ayrıca hesaba çekmeyecektir. Zira hesaba çekilenler azap göreceklerdir.

 

Muhammed ümmetinden; büyü yapmayan, yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan ve sadece Rablerine güvenen yetmiş bin kişi hesaba çekilmeden Cennete girecektir.

 

Dünyada en küçük bir iyilik yapan, yaptığı iyiliğin karşılığını mutlaka görecek; en küçük kötülük yapan da bunun cezasını çekecektir.

 

Bu hesaplaşma sonunda kimsenin kimsede hakkı kalmayacak, hattâ boynuzsuz koyun bile, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır.

 

 

MÎZAN

 

 

Hesap işi bittikten sonra, dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin ölçülüp tartılmasına sıra gelecektir. Allah Teâlâ kıyamet günü son derece doğru ve hassas teraziler kuracak, böylece kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaktır. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, iyi veya kötü herşey tartıya konacaktır.

 

Tartıda iyilikleri ağır gelenler kurtulacak, muradına erecek; iyilikleri hafif gelenler, derin bir mutsuzluğa gömülecek, bir uçurumun girdabına sürüklenecek ve şayet Allah’ın âyetlerini de inkâr etmişlerse sonsuza kadar Cehennemde kalacaklardır.

 

Dünyada yapılan ibadetler ve iyilikler mizanda ağır gelecektir.

 

Bazı iyilik ve ibadetler tartıda daha ağır çekecektir. Meselâ “Sübhânallahi ve bi-hamdihî sübhânallahi’l-azîm” zikri dilde hafif olmakla beraber Rahmân olan Allah’ı hoşnut eden iki cümle olduğu için mizana konduğunda ağır gelecektir.

 

“Elhamdülillâh” diye Allah’ı zikretmek de mizanı sevapla dolduran bir ibadettir.

 

Ama terazide herşeyden daha ağır çeken, güzel ahlâk olacaktır.

 

 

SIRAT

 

 

Mahşerden sonra Cennete veya Cehenneme gidebilmek için sıratın üzerinden geçilecektir. Sırat, Cehennemin iki yakasına kurulmuş, Peygamber Efendimizin benzetmesiyle, kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüdür.

 

Mü’minler buraya gelince, peygamberler “Allahım selâmet ver, selâmet ver!” diye yalvaracaklardır.

 

Sırattan ilk defa Muhammed aleyhisselâm ile birlikte ümmeti geçecektir.

 

Allah’ın hoşnut olduğu kullar, bu köprüden, amellerinin derecesine uygun bir süratle kolayca geçip gideceklerdir.

 

Kimi göz kırpacak kadar bir zamanda,

 

kimi şimşek,

 

kimi rüzgâr hızıyla,

 

kimi kuş,

 

kimi iyi cins at ve deve süratiyle geçecektir.

Yorum Yaz
Vural Vurgun
Vural Vurgun | 22 Haziran 2012, saat: 21:52

allahım tum kularını sana ınanaları sanasıgınıp sana gunul verenlerı ahrete cenletınle odulendır tum muslumanların gunahlarını afet sen bızı bız bırakma senın ızınde yurumemız ıcın bızlerı yanına al yarebım tum muslumanları afet mekanlarını cemet eyle amın

isimsiz
isimsiz | 05 Kasım 2009, saat: 12:38

evet ölüm var kabir var azap var kıyamet var hesap var köprü var cennet ve cehennem var ölüm var ki bunların hepsi de var bu bilgileri herkesin öğrenmesi gerekir teşekkür ederim.

isimsiz
isimsiz | 14 Haziran 2009, saat: 01:28

allah razi olsun kardeslerim böyle bir konuyu actiginiz icin allah bütün bütün müslüman kardeslerimizin yardimcisi olsun s.a

| 06 Haziran 2009, saat: 18:14

ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN
BUGÜN DAYIMI KAYBETTİM NUR İCİNDE YATSIN....
MEKANI CENNET OLSUN AMİNNNN

isimsiz
isimsiz | 17 Nisan 2009, saat: 12:10

Arkadaslar ölümü hicc unutmayalin....basimiza gelcekleri unutmayali...seytanin oyunlara kanmayalim ..alet olmayalim....Allah hepimizi cehendem azabindan Korusun!!!..Allahim bize Iman sevgisi versin!! Allahim bizi kötülüklerden Korsusun!!! Günahlarimizi af eylesin.!!! pisman olacagimiz seylerden uzak tutsun Allah bizi!! HEPIMIZ ALLAHA EMANET OLALIM!!
BISSMiLLAHiRAHMENiRAHiM!

isimsiz
isimsiz | 05 Ocak 2009, saat: 03:06

ALLAH,cc. yardimcimiz olsun kardeslerim birbirimize dua edelim

özgün
özgün | 28 Aralık 2008, saat: 17:38

insanoglu dogar 20sinde hayata baslar 50sinde yaslanir 70inde gözleri yumar...
Allah yardimcimiz olsun, ebedi hayati unutmayalim, bunun icin dua edelim.

BEKİR
BEKİR | 11 Aralık 2008, saat: 23:28

Teşekkür ederim çok güzel yazılar.ALLAH razı olsun


en üste cevap yazmış'inanmayan şişko' rumuzlu biri biraz insan olun

insan.etrafta yeterince hyvn var zaten illa hyvn olucaksanız zaten olmussunuz zibidiler sizi

IKIZ KAZINLAR
IKIZ KAZINLAR | 23 Temmuz 2008, saat: 23:46

SUANDA YANIMIZDA BIR SISKO VAR AMA BU SISKO BU YAZILANLARA BIR TURLU INANMIYOR NE SOYLESEK NE YAPSAK INANDIRAMADIK AMA BIZ BU YAZILANLARA COK INANIYORUZ AMA ORASINI OKADAR COOOOOOK MERAK EDIYORUZ AMA BITURLU GIDEMEDIK KARDESIMMMMMMM YAAAAA TABIKI SAKA HHHHAAAAAHHHHHHHAAAAH

ALLAHA inananlar
ALLAHA inananlar | 23 Temmuz 2008, saat: 23:38

COK ILGINC VE SASIRTICI SEYLER YAZIYO AMA GERCEK

ENDER
ENDER | 31 Mart 2008, saat: 17:56

ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM

isimsiz
isimsiz | 19 Mart 2008, saat: 16:00

hatırlattığınız için çok teşekkür edreim bunları biliyoruz ama insanoğlu işte çabuk unutuyo bu defa unutmamak dileğiyle

isimsiz
isimsiz | 16 Mart 2008, saat: 22:19

hic olmuyecekmis gibi yasiyoruz yalan dunyada ama birseyler yapmak icin gec kalmis sayilmayiz her sabah penceremde zikreden kuslarin sesiyle uyaniyorum onlar allahin emirlerini yerine getiriyor ama biz insanlar ne yapiyoruzki bunu hep soruyorum kendime allahim umarim bizlerede cennetinden bir yer nasip eder

dinarli murat
dinarli murat | 27 Şubat 2008, saat: 22:52

cok degerli kardeslerim dünya hayatini tarla olarak düsünün kim zerre kadar iyilik yaparsa mükafatini,kim zerre kadar kötülük yaparsa cezasini görecektir.ALLAH hepimizi razi oldugu kullarindan eylesin.

isimsiz
isimsiz | 26 Şubat 2008, saat: 23:22

ALLAHIN RAHMETİ ÜZERİMİZE OLSUN

özlem
özlem | 24 Şubat 2008, saat: 17:25

harika olmuş.ellerine sağlık.süper

kurtulus kayabasi
kurtulus kayabasi | 16 Şubat 2008, saat: 11:35

slm bu sayfayi hazirlayip dinkardeslerimizi aydingiga eristiren emegi gecen kardeslerime tsk ediyorum allah cumlemizin yardimcisi olsun

isimsiz
isimsiz | 16 Şubat 2008, saat: 11:32

tsk

cimcime
cimcime | 20 Ocak 2008, saat: 02:45

ALLAHi herkesi bagislasin afetsin rabim afetsin gec kalmis degiliz bazi seyler icin..

isimsiz
isimsiz | 25 Aralık 2007, saat: 14:20

cenabı mevlam cümlemizi bütün azaplardan korusun.amin

esra
esra | 19 Aralık 2007, saat: 15:41

böyle bi kitap cikardiniz icin cok tsk ederim ve umarim herkes bu kitapi okurlar ve ibret alilar
saygilarimla esra

nazli
nazli | 27 Kasım 2007, saat: 11:20

allahima hem kendim hemde tüm insanlik icin dua ediyorum insallah sevdigi kullarindan ve hayirli saydigi yarattiklarindan oluruzda bizde bu sorgulama anini ve sirat köprüsünden gecisi kolaylikla basarir o güzelim cennette bir yer sahibi oluruz. Rabbim tüm ölmüslerimizin kabrini ve topragini bol etsin insallah

yusuf ve mehmet
yusuf ve mehmet | 03 Kasım 2007, saat: 01:59

SİZLERDEN RABBİM RAZI OLSUN BU KONULARI YAZARAK İNSANLARI AYDINLATTIGINIZ İÇİN.İNŞALLAH BİZLERE HAKKINIZI HELAL EDERSİNİZ.

arzu ve özlem
arzu ve özlem | 02 Kasım 2007, saat: 23:44

sizlerden inşallah ALLAH razı olsun bizi bilgilendirdiniz hepimizin aklında bulunsun bizde bunlarla karşı karşıya gelecez ALLAH rızası için aklımızı başımıza toplayalım rabbimizin emir ve hükümlerine uyalım

isvicre
isvicre | 31 Ekim 2007, saat: 00:09

iyiki allahimizi biliyoruz ona inaniyoruz.ondan baska ilah olmadigini biliyoruz.hz.muhammed(s.a.v)onun kulu ve resulu oldugunu,bizim peygamberimiz oldugunu biliyoruz.aslinda cok sansliyiz.kiymeti bilmek lazim.ya sansli olmayanlar ne yapsin...

erhan
erhan | 30 Eylül 2007, saat: 00:54

yüce rabbim bütün müslüman din kardeşlerimi affetsin inşallah o güzel cennetine nail eylesin..çok günahkarız çok....

isimsiz
isimsiz | 30 Eylül 2007, saat: 00:54

yüce rabbim bütün müslüman din kardeşlerimi affetsin inşallah o güzel cennetine nail eylesin..çok günahkarız çok....

isimsiz
isimsiz | 06 Ağustos 2007, saat: 23:12

slm aleyküm allah senden razı olsun ne güzel bşey ben etkilendim hatta göz yaşlarımı bile tutemadım allah ne muradın varsa versin allah senin yerini cennet ettsin

isimsiz
isimsiz | 31 Temmuz 2007, saat: 14:19

Cok guzel bir yazi! In san okudugu zaman kendini gunahlardan arindirmak istiyor icine cok guzel hissler yerlestiriliyor. Insallah Allah bizleri de o guzel cennetine koyar

ismail
ismail | 25 Temmuz 2007, saat: 21:21

**ALLAH** razı olsun kardeşlerim

ismail
ismail | 23 Haziran 2007, saat: 15:26

o köprünün malzemesini buradan götürebilene ne mutlu kıldan ince kılıçtan keskin olan köprüyü genişletmek bizim elimizde ne mutlu aşagı düşmeden geçene

cihan karaçam
cihan karaçam | 08 Haziran 2007, saat: 18:34

burda nekadar açik bi dille sergilenmiş herşey bundan kendine pay çıkarmayanın vay haline ALLAH yazandan razı olsun RABBİM arşın gölgesinde korusun kabir azabını yaşatmaz İNŞALLAH ecmain

isimsiz
isimsiz | 17 Nisan 2007, saat: 10:38

ALLAH razı olsun tüm emeği geçenlerden bu hakikatleri bizlere ulaştıranlardan

ihsan
ihsan | 13 Mart 2007, saat: 00:10

müslümanların mutlaka okuması gerekir. Allah cc. cümlemizi affetsin.Allah sizden razı olsun

isimsiz
isimsiz | 26 Ocak 2007, saat: 21:38

selamun aleykum

ALLAH razi olsun sizlerden insALLAH bu yazdiginiz bilgiler icin ALLAH mükafatini sizlere cennete bir kösk olarak versin ALLAH kalbiniz nuru ile doldursun hep bu yolda olasin insaALLAH amin ALLAH yardimciniz olsun.....

vesselam

almanya
almanya | 25 Ocak 2007, saat: 00:08

teyzem vefat eti ve yüzünde tebesüm varmis ve artik biliyorum neden varmis insallah cenneti gösteriyordur yüce allahim ve cok iyidi kimseyi inciltmesdi mekani insallah cennetir cok üzülüyordum icim cok rahhat okudum ve örendim

GÜL
GÜL | 16 Ocak 2007, saat: 12:35

KEŞKE HERKES OKUYUP FAYDALANSA.BÖYLE BİR ŞEYE VESİLE OLDUGUNUZ İÇİN ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN..............SAYGILARIMLA

ayhan özdogan
ayhan özdogan | 08 Ocak 2007, saat: 00:54

tesekkur ederiz bizi aydinlattiginiz icin

Berna
Berna | 24 Aralık 2006, saat: 18:42

bence bu anlattığınız şeyler herkes ibret almalıdır diyorum çok güzel bir konuyu insanlra açmışsınız size teşekkür ediyorm...

isimsiz
isimsiz | 17 Ekim 2006, saat: 14:22

s.v böyle konular insanın zihnini açıp insanın iyi olna sını sağladığı için size teşekkür ederiz

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !